Bu çalışma, iki temel gözlemden hareketle ortaya çıkmıştır: birincisi, Zazaların dilsel,
kültürel ve dinsel zenginliği; ikincisi ise, Yakın Doğu tarih yazımında özerk bir tarihsel özne
olarak görece sınırlı görünürlükleri. Zazalar, modern ve çağdaş kaynaklarda sıklıkla
anılmakla birlikte, genellikle idari, siyasal ya da bilimsel çerçevelerden devralınan kapsayıcı
kategoriler üzerinden ele alınmakta; bu kategoriler, onların özgünlüğünü daha geniş
bütünlükler içinde eritme ...