“(…) Mermer soğukluğunu taşıyan kaldırımlarda o gün akşama kadar oturdu. Vapur düdüklerine baktı. Martılara… Parasızlığa nasıl da alıştı yirmi yılda bu toplum, dediği insanlara baktı. Dağıttığı öykülerini düşündü. Öykülerini verdiği insanları… Kaçı okumaya başlamıştı, kaçı okuyup da dudak bükmüştü? Kaçı çok abartı bulmuştu acaba? Çünkü yaşadığı her an ona çok gelirdi. Tezgâhlar artık çoktu, kalabalıklar çok, bakışlar çok. Kiralar, faturalar, manavlar… Ensesi kalınlar da çoktu, çoktu karnı kasnak ...