İzmit Tren Garı’na gelmiş, 09.00 trenine biletini alarak beklemeye koyulmuştu. Gar binasının önünde bulunan yaklaşık bir metre yükseklikteki duvarın üstüne oturmuş, valizini ayaklarının dibine bırakmıştı. Elindeki en değerli eşyanın bu valiz olduğunu düşünerek manidar bir şekilde gülümsemişti. Dedesi Hayrullah Efendi’nin valiziydi bu, çalışmak için Bolu’ya gideceğini söyleyince dedesi ona hediye etmişti.
Tahta valizin, kenarlarında kahverengi deri şeritleri, deri sapları ve gövdesini ...