Kişinin bildiği, hissettiği ve öğrendiği şeyleri kaleme alma isteği insanlık tarihi kadar eskidir. Henüz yazının ne
olduğunu bilmeyen toplumlar bile bu isteğe karşı çıkamamış ve her fırsatta resimlerle, figürlerle bir şeyler anlatmaya
çalışmışlardır. Bu, aslında insanoğlunun ebedî var olma çabasıdır. Bırakılan her iz, çizilen her figür, yazılan her söz “ben
buradaydım” deme arzusunun bir tezahürüdür. Nihayetinde insanlık zamanla bunun ötesine geçmiş; yazılan, çizilen ne varsa
...