Zaman, sevgilisiz geçen zaman her gece biçilerek imha ediliyordu ve şafağa yeni umutlarla, karşı sevginin gücünün vermiş olduğu güvenle erişiliyor, uykusuz göz kapaklarını gece boyunca bekleyen tatlı uykucuk ağaran tan’ın, atan şafağın hakimi oluyordu. Sonra günışığı sararmış mermer heykellerde parlayarak vitraylı camlardan süzülüp, tül perdelerin içinden geçerek renkli İran halılarının üstünde hafif toz zerreciklerini okşayarak son buluyordu. İşçi sınıfı, uyanıyor, traş oluyor, yıkanıyor ve ücr ...