Bir gün gelecek — onları arayacaksınız, telefonu kimse açmayacak. Kapılarına gideceksin, anahtar artık başkasının elinde olacak. O ses, sana doğum günü kim bilir kaç kere kutlayan o ses, bir daha duyulmayacak. Mezarın başında diz çökeceksin; ‘anneciğim’, ‘babacığım’ diyeceksin, cevap vermeyecek. İşte o gün, bütün dünyâyı veren de bir tek ‘öf’ünü geri almak isteyeceksin. Bir kahvenin yanında döngülerin yarım saat dinlemediği hikayeleri, omuz silkip geçtiğin nasihatleri, ‘sonra ararım anne’ deyip ...