İnsan, sadece bir "neden" ile yaşamaz; bazen o nedenin ağırlığı altında ezilir. Çoğu zaman hayatı bir muhasebe masasına yatırırız. Elimizde bizi hayata bağlayan ipler vardır. Sevdiğimiz birinin yüzü, yarım kalmış bir proje, henüz söylenmemiş sözler... Zihin bunları birer birer önümüze dizer ve "Bak," der, "işte anlamın burada. Git ve ona tutun."
Peki ya ruh, o ipleri tutacak parmaklarında derman bulamıyorsa?
Hayattan kopma isteği, her zaman bir "anlam yoksunluğu" değildir. ...