Antakya’dan Halep’e, Hama’dan Lazkiye ve Tartus’a uzanan; sırla mühürlenmiş, sabırla dokunmuş bir inancın atlası...
Şeyh Ali bin Mansur es-Suvayri’nin yıllar süren destansı yolculuğuyla başlayan bu eser; rubailerle yankılanan meclislerin, "din kardeşi için canını feda etmeye hazır" müminlerin ve Ahilik ruhuyla kenetlenmiş bir halkın hikâyesidir. Heybesindeki tüm hediye ve zekâtları yoksul köylülere dağıtarak dönen bir dervişin cömertliğiyle, Arap Alevî coğrafyasının kalbine bir yol açılıyor ...