Her yolculuk bir arayıştır; bazen bir sesin, bazen de sessizliğin izinde.
Bu hikâyede Elif, kalabalıklar içinde yalnızlığını, başarıların gölgesinde yitirdiği özünü arıyor.
Ben, Yunus Emre’yle ilk kez altı yaşındayken tanıştım. Üçüncü mezarına naaşının nakil töreninde oradaydım. Çocuk kalbim, o gün Yunus’un sessizliğinde bir şey duydu. O günden beri, onunla görünmeyen ama hep hissedilen bir bağım oldu. Zamanla onun felsefesi, yalnızca akademik yolculuğuma değil, hayat yolculuğuma da ış ...