Arthur Schopenhauer, yetişkinlik hayatını varoluş muammasını anlamaya yarayacak bir felsefe geliştirmeye adamıştı. Yaygın biçimde bilindiği üzere kasvetli bir dünya görüşü vardı ama hüsran ve ıstırıpla dolu insanlık durumu karşısında sanatsal, ahlaki ve çilekeş farkındalık biçimlerini de savunmuştu. Kendi sağlığında istediği şöhrete erişememekle birlikte, ölümünün ardından Tolstoy’dan Kafka’ya, Thomas Mann’dan D. H. Lawrence’a kadar pek çok yazarı derinden etkiledi ve felsefi ihtişam denilince a ...