Pencerenin dışından bir gölge geçti. Atalay irkildi. Ben de fark ettim: Biri bahçenin duvarının dibinde yürüyordu. “Gördün mü?” dedi Atalay. “Evet.” “Dışarıdan izliyorlar!”
O anda içimde bir şimşek çaktı. O bulduğumuz klasör, USB, belgeler… Hepsi tesadüf olamazdı. “Bu… tuzak olabilir,” dedim.
“Birileri, bizi birbirimize düşürmek için bırakmış olabilir. Bizi birbirimize kırdırmak için!”
Atalay’ın yüzü terledi. “Sence ne yapmalıyız?”
“Önce o gölgeyi bulmalıyız,” dedim. “Hani, ...