Mükemmellik bir lütuf mu, yoksa bir hapishane mi?
Yıl 2050. Dünya, her hatanın silindiği, her duygunun optimize edildiği ve zamanın milisaniyelerle pürüzsüzce aktığı dijital bir imparatorluğun pençesinde. Geçmişin paslı saatleri sustu, mürekkep kurudu ve insanlık kendi vicdanını bir algoritmanın soğuk kollarına teslim etti.
Ancak İstanbul'un derinliklerinde, Yerebatan Sarnıcı'nın kadim sularının altında bir sır fısıldanıyor: Aura'nın Uyanışı.
Bir yanda dağılmış bir dünyayı daktilo ...