“Hukuk tahsili elbette ki, en mükemmel dallardan birisidir. İnsanın doğru düşünmesini, doğru hareket etmesi disiplinini verdiği gibi metafizik yönünü de tatmin eder. Zira adâlet gibi ulvî bir gayesi vardır.
Adâlet ise, dün olduğu gibi bugün de, yarın da insanlığın en büyük ihtiyâcı ve susuzluğudur. 1950 yılının sonunda İstanbul Hukuk Fakültesi’ne girdiğim zaman, yabancı profesörler sâyesinde, buranın üstün seviyeli bir fakülte hâline gelmiş bulunduğunu gördüm. 27 Mayıs öncesi ve sonrası da ...