Anılar, yaşanmışlıkların şişelere konup denize bırakılan mektuplarıdır. Zamanı geldiğinde önce insanın kendi kıyısına vurur; ardından başka hayatlara ulaşır, başka kıyılarda yeniden hayat bulur. Bir kişiye ait olan hikâyeler, anlatıldıkça ortak hafızaya dönüşür; edebiyat olur. Onlar, fotoğrafsız albümlerdir. Her sayfası okurunu kendi geçmişine, toplumun belleğine, tarihe, hukuka ve insanın vicdanına doğru uzun bir yolculuğa çıkarır.
Hukukçu ve eğitimci Mehmet Seyrek de yıllara yayılan ...