Son kez, köye koşar adım giden toprak yola baktım. Papatyaların, mor menekşelerin ve yaban güllerinin arasından kıvrıla kıvrıla köye inen yol... Kim bilir kaç defa o yolu yaya yürümüştüm ve kaç defa, ayaklarımı çamura bulayan o yola lanetler yağdırmıştım. Evet, yolun sonuna gelmiştim artık. Ama çok iyi biliyordum ki, her yolun sonu başka bir yolun başlangıcıydı.
Bavulumu alıp, aheste aheste yaklaşan otobüse doğru yürüdüm. Otobüs yavaş yavaş bana yaklaşırken, eylülün esinleyen yeli ben ...