Hayatta var olan her şeyi şiire dönüştürülebilmesi için şairden simyacı olması beklenir. Dilek Özkan’ın bunun bilincinde olduğu açık. Şiirlerini yazarken sonucu merak eden bir simyacı gibi aranıyor. Duyguları, düşünceleri, davranışları, bireysel/toplumsal olgu ve olayları simgelerle anlatmaya koyuluyor, dönüştürüyor. Bu alegorik (istiare-i-temsiliyye) anlatımla, yepyeni dilsel olanaklar elde ediyor.
Dilek Özkan, bir öznenin yemek/tatlı yaparken kullandığı malzemelerin adı olan sözcüklerin ...