Sana baktığımda bir yere gidiyorum. Bir zamandayım.
Bir bedenin yok. Sen mavi gökyüzü, sen beyaz yıldız,
sen sarı güneş gözlerini yakmayan, sen hem çocuksun,
hem genç, hem yaşlı, ben hem çocuğum, hem genç,
hem yaşlı. Sana baktıkça dünyada unutulmuş kapıdan
geçiyorum önce. Alacakaranlık geçiyorum.
Kapının altından sızarak süzülüyorsun.
Sonra her şeyi yeniden anlamlandırmaya başlıyorum.
Meğer geçmişim yalanmış diyorum.
Meğer bir küçücük zamanmış, bir so ...