Dramatik yazım, yalnızca olay örgüsü kurma, karakter yaratma ya da sahne üzerinde söze dayalı bir çatışma inşa etme pratiği değildir. Özellikle çağdaş tiyatro düşüncesi içinde dramatik yazım; biçim, bellek, beden, seyirci, metinlerarasılık, ritüel, performans ve sahneleme düşüncesiyle birlikte ele alınması gereken çok katmanlı bir yaratım alanına dönüşmüştür. Bu nedenle çağdaş oyun yazarı, yalnızca “ne anlatacağını” değil, aynı zamanda “nasıl bir sahne düşüncesi kuracağını” da tasarlamak zorunda ...