Clara için dünya giderek daralan bir alana dönüşüyor: bu ev, bu çürüyen duvarlar, en üstteki o kapalı alanın verdiği daracık nefes. Dışarısı tehditkâr ve belirsizken, gerçeklik ile hayal arasındaki çizgi siliniyor; içeride ise korkular ve içgüdüler güç kazanıyor. Bir zamanlar umudun küçük bir kıvılcımı olan bebeği Flor’un gelişiyle birlikte, Clara’nın zihni daha da içe kapanıyor; komşularla ilişkiler güven yerine paranoyaya kayıyor ve evin taşları gibi her şey yavaş yavaş çökmeye başlıyor.
...