Hem binler duâ ve münâcâtlarından Cevşenü’l-Kebîr ile, öyle bir ma‘rifet-i Rabbâniye ile, öyle bir derecede Rabbini tavsîf ediyor ki; o zamândan beri gelen ehl-i ma‘rifet ve ehl-i velâyet, telâhuk-u efkâr ile berâber, ne o mertebe-i ma‘rifete ve ne de o derece-i tavsîfe yetişememeleri gösteriyor ki; duâda dahî O’nun misli yoktur. Risâle-i Münâcât’ın başında, Cevşenü’l-Kebîr’in doksan dokuz fıkrasından bir fıkrasının kısacık bir meâlinin beyân edildiği yere bakan adam, Cevşen’in dahî misli yoktur ...