Bir pazar yerinin kalabalığından taşra toprağının yalnızlığına uzanan bir nefes bu. Çarpık düzenin çarkları arasında, hayalleri yarım kalmış insanların iç sesleri, umutları ve derin acıları yankılanıyor.
Kimi zaman bir kent pazarının gürültüsünde sömürüye karşı direnen bir genç, kimi zaman bir kasaba kahvehanesinde hayatının muhasebesini yapan yaşlı bir ocakçı... Geçmişin izlerini taşıyan harabe bir ev, gelecek kaygısıyla mücadele eden bir aile ve doğanın sessiz yıkımına tanıklık eden ...