Charles Baudelaire’in düzyazı metinlerinde dolaşan o keskin bakışı, ahlâkla estetik arasındaki huzursuz gerilimi ve modern insanın ikiyüzlü saflığını gözler önüne seriyor. 'Dehâ sahibi biri borçlarını nasıl öder' suali, yalnızca bir anekdotun başlığı değil; sanat, çıkar, vicdan ve zekâ arasındaki karmaşık pazarlığın ironik bir özeti olarak karşımıza çıkıyor.
Bu eserde Baudelaire, yoksulların bakışında utancı, sadakanın içindeki kibri, merhametin ardına gizlenen hesapları ve ahlâkın ço ...