Her okur, Dostoyevski’nin sayfalarına adım attığında, sadece bir romanın edebi dünyasına değil, kendi ruhunun en gizli dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıktığını anlar. Onun kalemi, insanı suç ve kefaretin, inanç ile inkârın, umut ile çöküşün iç içe geçtiği o karanlık labirentin kalbine davet eder. Bu labirente aldığımız her adımda, kendi içimizdeki sırların ve çelişkilerin açığa çıktığını görürüz.
Bu kitap, Dostoyevski’nin sekiz büyük eserinin izini sürerek bu labirentin taşlarına tek tek ...