Atilla, modern çağın gürültüsü içinde kendi sessizliğini arayan, sınırların ve doğruların silikleştiği bu evrende var olmanın ağırlığı altında ezilmemek için çabalayan bir “uyumsuz”dur.
Gerçek, taşıyamayacağımız kadar ağırlaştığında düşler tek sığınağımız olur. Peki ya sığındığımız düşler de başkaları tarafından yazılmış birer yanılsamadan ibaretse?
Can Sarıçoban, Düşler ve Hiçlik’te; gerçek ile sanrının ayırt edilemediği o tekinsiz sınıra yürüyen bireyin trajedisini, düşmekten korkmay ...