Babil’in tozlu kuyularından, Süleyman peygamberin mühürlü sandıklarından ve Mısır’ın karanlık mabedlerinden süzülüp gelen bu ilim, asırlardır yalnızca seçilmişlerin diline fısıldandı. Abdülfettâh et-Tûhî’nin parşömenlerinde saklı kalan o kadim sırlar — ebcedin matematiksel kaderi, esmanın titreşen kudreti ve tılsımın çözülmez mührü — şimdi ilk kez bir araya getirildi. Burada öğreneceğin şey “evrene sevgi yollamak” değildir; burada bir kalbin Zühre saatinde nasıl sökülüp alındığını, bir iradenin ...