Yapay zekâ, artık uzak bir gelecek senaryosu değil, sınıfın kapısından içeri girmiş, öğrenme ve öğretme pratiklerimizi kökten sorgulatan bir gerçekliktir. Bu teknolojik dönüşüm, "nasıl öğretiriz?" sorusundan önce, "öğrenme nedir?" ve "öğretmenin yeni rolü ne olacaktır?" sorularını sormayı zorunlu kılmaktadır. Bu kitap, yapay zekâyı sadece teknik bir araç olarak değil, eğitimin geleceğini şekillendiren pedagojik bir güç olarak ele almakta; yapay zekâyı, bir tehdit olarak değil, potansiyelini anla ...