“Kenan Çavuş’u gören Suna olduğu yerde dondu kaldı. Karşısında yüzünün çoğu yanmış, sol göz kapağı aşağı sarkmış, sol kulak memesi kopmuş bir mahluk vardı. Kapıda duran yabancı, genç kızın gözüne korkunç göründü. Büyüklerin anlattığı masallardaki cinlerden, perilerden biri olmalıydı bu mahluk. Çocukları torbasına atıp kaçıran kötü kalpli ifritlerden biri de olabilirdi. Aniden çözülen Suna dehşet bir çığlık attı.”
Bu eserde Murat Koçak’ın, mizah ve hüznün ustaca satırlara işlendiği, bi ...