Soluk soluğa çıktı yokuşu. Gözlerinde büyüttüğü çocukluğu birdenbire bugünün içinde küçülüp, eriyip kayboldu. Elini cebine atıp bulmak istedi aradığını. Aksilik ya birileri almıştı o ilaç bulaşmış anahtarı. Düşleri ve kimliği dahil hiçbir şey yoktu. Normalde kapısı çalınmayan evin önünde mahşeri kalabalık gördü. Önce düşündü, daha sonra öylece durak-sayıp şaşırdı. Kapının önüne üç bayram evvel aldığı ayakkabılarını bırakmışlardı. Vaziyeti sonunda anladı. Elden bir şey gelmez deyip, sessiz sedası ...