1501 yılı, Herat. Sultan Hüseyin Baykara’nın saray vâizi, gece odasında bir mum ışığında yazıyor. Yazdığı kitap önce halkın elinden uzak tutulacak, sonra Şah Abbas’ın hareminde dolaşacak, asırlar sonra Bombay matbaalarına ulaşacak adı her dilde fısıltıyla anılacak: Esrâr-ı Kâsımî. Beş gizli ilmin baş harfleri Arapça “hepsi sırdır” yazıyor: kîmiyâ, lîmiyâ, hîmiyâ, sîmiyâ, rîmiyâ. Şeyh Bahâî onu “Sırrın Külahı” diye andı. Allâme Tabâtabâî aynı ismi tekrarladı.
Bu kitap, Acem diyarının en mahr ...