Zaman ağır, günler birbirini benzer, beden erir, ruh aşınır. Takvimden yapraklar düşer, günler ayları, aylar yılları izler. Mevsimler gelip geçer. Zihin canlı, anılar diri olabilir, ama bir şey donup kalmıştır. İşte o hep ilk günkü gibidir. Kapılar üstünüze kapandığı an, az ötenizde, dışarıda kalmış olan, bütün hayat ile birlikte zihninize kazınmış olan bir şey, o hep orada, hep aynıdır. Bu yüzden dışarıya çıkan, ne kadar kalmış olursa olsun, içeriye düştüğü ilk günkü yaştadır hep. Görünmez bir ...