“Elini kafasında gezdirdi, bi şaplak attı. “Kabak!” dedi. Üçe vurduğu saç ve sakalları lavabonun içine ve banyonun muhtelif yerlerine dağılmıştı. İçindeki beyazlar böyle daha belirgin hâle gelmişlerdi. Lavaboya düşen saçları eliyle sağa sola dağıttı. İçlerinden birkaç tane beyaz saçı eline aldı. Cebine attı.”
Hiç Döküntüsü, tutunamayanların değil, tutunmaya çabalayanların öykülerini anlatıyor. Bu öykülerde zafer yok. Zaferin olmadığı yerde mağlubiyet de yoktur. Bu öykülerde mutlu son ...