Bir çocukluk evine geri dönmek, yıllarca hapis yatıp özgür kalınca bile kapının eşiğinde duraklamak, kalabalığın ortasında kimseye değemeden yaşamak, kardeşini geç fark etmek, kırmızı bir odada sıkışıp uyanmak, bir babanın gölgesinden çıkamamak, bir annenin tek cümlesiyle yıllarca eksik hissetmek... Bazen bir fotoğraf albümü, bir bitki çayı, bir eski şarkı, bazen de bir oyuncak tavşanın yıllarca susturulanları geri getirmesi. Hıçkırık, tam da bu küçük ama yıkıcı anların kitabı.
Bu öyk ...