İnsanlık tarihinin en sarsıcı paradokslarından birine tanıklık ediyoruz: Bağlantıların sınırsızca arttığı, gerçek bağların zayıfladığı, verinin okyanuslar kadar çoğaldığı ama hikmetin sessizliğe gömüldüğü bir dijital kuşatma altındayız. Ekranların parıltısı zihnimizi gölgelerken bir soru bizi bekliyor: Biz mi teknolojiyi kullanıyoruz, yoksa teknoloji mi bizi işlenebilir birer veriye dönüştürüyor? Tekno-Bilgelik, teknolojik determinizmin karşısında insanın kendi özüne dönmesi için yapılmış bir uy ...