Bu kitap cevap vermek için yazılmadı; insanın yürüdüğünü sandığı yolu bir anlığına aydınlatmak için yazıldı. Çünkü kayboluş çoğu zaman yanlış adımlardan değil, sorgulanmayan yönlerden doğar. Bu sayfalarda hız yok, kolay teselliler yok. Bazı şeylerin düzeltilmediğini, sadece yerli yerine konduğunu; bazı hakikatlerin çözülmediğini, ancak fark edildiğini hatırlatan bir ses var.
Elinizdeki metinler bir çağrı değil; yolun ortasında söylenmiş, insanı kendi içine doğru çeviren bir cümle gibi ...