“İyi–kötü” yargısı çoğu zaman sonucu işaret eder, nedeni değil. Bir yapıtın neden güçlü ya da zayıf olduğu, neden kalıcı ya da geçici kaldığı, neden dönüştürücü bir deneyim sunduğu ya da yalnızca tüketildiği soruları bu ikiliğin dışında kalır. Bu nedenle tartışma hızla bir beğeni tartışmasına dönüşür: Kimine göre iyi olan, başkasına göre kötüdür; kimine göre cesur olan, başkasına göre anlamsızdır. Böylece sanat, yapısal bir inceleme alanı olmaktan çıkar, psikolojik ya da sosyolojik tepkilerin to ...