İslamcılık ile kentsel mekân arasındaki ilişki, Türkiye'de uzun süredir hem gündelik yaşamın hem de siyasi tartışmanın merkezine oturdu. Camilerden kamu yapılarına, konut alanlarından meydanlara ve yeşil alanlara kadar farklı işlev ve ölçeklerdeki mekânlar iktidarın kendini yeniden ürettiği araçlar oldu. Peki bu ilişki yalnızca Türkiye'ye mi özgü? Yoksa İslamcı hareketlerin mimarlık ve kent üzerindeki izleri, farklı coğrafyalarda ortak bir örüntü mü oluşturuyor?
Kentler ve İslamcılıklar, bu ...