“Sokağın karanlığından siyah, sıska bir sokak köpeği usulca sıyrılıp geldi. O da
tıpkı onun gibi yersiz yurtsuzdu; hiçbir şey beklemeden ayaklarının dibine, o
çamurlu asfalta kıvrıldı. O an, çok uzaktan, belki de bu şehre hiç ait olmayan
bir trenin metalik uğultusu duyulmaya başlandı. Yaklaşan trenin ritmik
sarsıntısı önce isli asfalta, oradan da kemiklerine yayıldı. Başını usulca kaldırdı.
Afişin hemen yanındaki beton pervazda, dibinde iki parmak yağmur suyu
birikm ...