Anadolu’nun bozkırında Kızılırmak’a komşu bir köy... Çeşmelerinden suyu akmayan, balçık içindeki toprakları ekilip biçilemeyen bir köy...
Tarih boyunca salgın hastalıkların pençesine düşüp eksilmiş bir köy… Hastalık, yokluk, imkânsızlıklarla dolu sıradan bir köy…
Bu köyün hikâyesini sıra dışı kılansa güngörmüş bir adamın cesareti ve feraseti…
Ömer Ağa Kızılırmak’a kök salan atalarından kendisine tevarüs eden; toprağa, o toprağın insanına sahip çıkma, kol kanat germe geleneğini ...