Gergin bekleyişi esen yelin uğultusu körüklüyordu. Zaman ilerliyor ama onların yüzündeki durgun düşüncenin aksi söze dökülmüyordu. Neredeyse bir çeyrek dakika öylece durduk. Şafak sökmek üzereydi ve sanki ilk sözü o söyleyecekmiş gibi bir sakinlik vardı hepsinde. Kendilerini sorumluluktan kurtarmışlar da tabiatın üzerine kalmıştı her şey. Hayır! Tüm sorumluluk benim üzerime bırakılmıştı. İki taraf şimdi karşı karşıya gelmiş, kaçınılmaz bir düelloya tutuşmuşlardı. Kazanan veya kaybeden yoktu. İki ...