Bedenim evimin içinde otururken, aklım dışarıda dolaşırmış. Gözlerim aptal kutusuna bakarken, ruhum kalabalıklara karışırmış. Karışırmış çünkü muhabbet olmasa da iki kelam edecek birini ararmış. Çünkü henüz herkes kendi yalnızlığına alışmamış, kendine sevdalanmamış, ahmaklıklarını kanıksamamış… İşte, henüz öyle bir demdeydik. Üstelik hâlâ insanlar insanlarla sohbete, eşekler saman yemeye ihtiyaç duyarmış. Akıllı telefonların insanları akılsızlaştırdığı, ama henüz mankurtlaştıramadığı; yapay zekâ ...