İnsan, çoğu zaman gerçeği aradığını söyler; fakat çoğu zaman aradığı şey, inanmayı tercih ettiği hakikatlerdir. Tarih boyunca din, yalnızca insanın Tanrı ile kurduğu ilişkinin değil; aynı zamanda toplumların, iktidarların, geleneklerin ve kültürlerin şekillendirdiği büyük bir düşünce alanı olmuştur. Peki bugün kutsal kabul ettiğimiz inançların ne kadarı ilahi kaynağa, ne kadarı ise insan yorumuna dayanıyor? İnanç ile gelenek, vahiy ile yorum, hakikat ile alışkanlık arasındaki sınır gerçekten ne ...