Gustave Flaubert’in dünya edebiyatında realizm akımının öncüsü sayılan ölümsüz eseri Madame Bovary, taşra hayatının dar sınırları arasına sıkışmış bir kadının çarpıcı ve trajik öyküsüdür. Manastırda büyüyen ve okuduğu romantik kitapların hayal dünyasıyla beslenen Emma, evlendiği doktor doktor Charles Bovary’nin sunduğu monoton gerçeklikle yüzleşince derin bir boşluğa düşer. Arzularının, lüks tutkusunun ve sonsuz bir aşk arayışının peşinden sürüklenen Emma, toplumsal normları ve kendi sınırlarını ...