Max Weber bizim çağdaşımız değildi. Bu insanın hayatına ve eserlerine yaklaşan herkes, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla geçilen eşiği deneyimlemiş, üzerinde düşünmüş ve ona biraz da olsa şekil vermiş olan bu Alman yurttaşıyla bizi ayıran mesafenin ne kadar büyük olduğunu açıkça kavramalıdır. Onun hayatı ve eserleri, bir epigon, bir geç doğan olarak kendi kendini ve tarihi yorumlama biçiminin etkisi altındaydı. Bu yorumu dört çerçeve şekillendiriyordu: Prusya Krallığı, Alman burjuvazisi, giderek gelişen ...