Gündelik hayatın insanda bıraktığı izleri düşünce serüvenine dahil eden yazar, her karşılaşmayı insan için bir imkân sayıyor. İnsanın kendine dair bakışını kimi zaman toplumsal bakışın ikiliğinde muhal olanın içinde düşündürürken kimi zaman ise bir kuyudan seslenerek mümkünün kıyılarına çekiyor. Varlığın kendisi bu dilemmada düşüncenin duraklarını kat ederken, insana acziyeti ve gücü yeniden hatırlıyor. Bu hatırlayışı toplumsal hafıza ile birleştiren yazar, kültürel dinamiklerin birey için belir ...