Aslında evde yaşanacak başka odalar da vardı. Ev normaldi, normal olmayan bendim. Diğer iki odaya uzun zamandır girmiyordum. Odanın birinde eşya yoktu. Tek bir tablo yaşıyordu: Vermeer’in İnci Küpeli hatunu. Onun güzel yüzüne bakamıyordum uzun zamandır; ona gözüm bir takılsa zaman duruyor, vecd haline geçiyor, aşka düşüyordum. Zaten yeterince kaybolmuştum.
Diğer odayı da işgal eden; içinde yüzlerce fikir, olay ve hikâyenin yaşandığı kitaplar kendi aralarında sohbet ediyor, engin bilgi ...