Etrafına baktı. Sonsuz gözü, lekesiz ufukları, donukça gözlerle kendisine
bakan yıldızları ve bütün bu haşmetin üzerinde, ta yukarıda, ayın parlak sarı
safhasını gördü. Bir adım atarak eşiği geçti, yalının geniş damındaydı. O
zaman derin bir göğüs geçirerek ve derin derin soluyarak sanki bu yaldızlı
göğü o yıldızların baygın bakışlarını, ufukların mavi şerbetini içmek, onlarla
kana kana doymak istedi. Ve ihtiyarının haricinde bir hareketle kollarını
uzatarak yukarıd ...