Bir kuşağın ruhuydular; inançları ve yalnızlıklarıyla, kırılganlıkları ve direngenlikleriyle, bitmek bilmez fedakarlıkları ve tükenmez umutlarıyla. Sonuna kadar insan, sonuna kadar özgür, kendinden başka yeryüzündeki her canlıyı düşünebilen devrimci geleneğin ender bir türüydüler. A. Mahir Akdil de bu nadir türün önde gelen nadir zihinlerinden biri. O yüzden söylediği ve yazdığı her şey kendinden geriye bıraktığı bu gerçeğin silinmez izleri. Derin bir vicdan, insanlığı kapsayacak geniş bir ufuk, ...