Bir kasaba düşün... Yolları kıvrıla kıvrıla bir meydana çıkıyor. O meydanın tam ortasında ise benzeri bulunmayan bir dükkân duruyor. Burası, sıradan bir pabuççunun değil, insanları ayakkabılarından tanıyan bir bilgenin dükkânı!
Bir ayakkabı, sahibinin aceleciliğini anlatabilir mi? Ya da ezilmiş bir topuk, sana “Biraz dur!” diyebilir mi?
Pabuççu Bilge tam da bunu yapıyor! Ayakkabıları tamir ederken aslında insanların kalbini, alışkanlıklarını ve bakış açılarını onarıyor.
Bu kitapta ...