“Işığına karanlık lazımdı.”
Modernleştikçe kararan bu zaman diliminde, kendimizi “Acaba öyle mi, yoksa değil mi?” sorularının zan ve muamma dolu girdabına hapsettik. Ruhumuz, nefes alamayacak kadar daralan bu belirsizlikte sıkışıp kaldı.
Kaygıların başköşeye kurulduğu anlarda, “Ne zaman kalkıp gidecek de biraz huzur bulacağım?” diye iç çektiğimizi bilirim. İşte tam da bu yüzden, sizler için ruhumuzun arka odacıklarına bir kapı aralamaya gayret ettim.
Düşünce değmemiş bu odaları ge ...