“Mazlume fuhuş̧ denilen girdabın en müthiş a'makına kadar yuvarlandı.
Mazlume merâtib-i insaniyyenin en sefiline, en zeliline kadar indi.
Mazlume hayatın en mülevves, en müstekreh tecrübelerinden geçti.
Mazlume insanların en bedbahtı, en felâket-dîdesi oldu. Fakat Mazlume artık mustarip olmuyor, ağlamıyordu.
(…)
Mazlume hiçbir şey değildi; fakat Mazlume düşmüş bir kızdı. Düşmüş bir kız cemiyet-i beşeriyenin en müstekreh bir lekesidir.”
...